Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

30 Aralık 2011 Cuma



4 adet rendelenmiş suyu alınmıs kabak,
dereotu
sogan
maydanoz.
3 yumurta (ben sadece sarısını koydum,organik oldugundan hepsi kucucuktu ayrıca)
organik tam bugday unu
tahsildaroglu sürülebilir lor ve sıvı yag
tüm malzemeler karısıyor. 170-180 derece fırında pişiyor.
afiyet olsun

balkabağı çorbası

oğlumun en sevdiği çorba olma şerefine nail bu tarifi zevkle paylaşıyorum.
500-600 gr balkabagı
2-3 yemek kasıgı zeytinyagı(zevke göre artar ya da azalır)
1 soğan
1 havuc
1 patates
1cay bardagı süt
5-6 su bardagı su
tuz, kimyon ,tane karabiber
sogan ve havuc
sogan ve havuc yagda öldürülür, ardından kabaklar eklenir. hepsi beraber kısa bir süre yagda cevirilir. sonra su ve süt eklenir,tuzu ve baharatları ekledikten sonra havuc ve patatesin pişmesi beklenir. tüm sebzeler piştiğinde,corba blenderlanır ve afiyetle yenir.

bebek yemekleri: kıymalı pırasa

yarım cay bardagı z.yagı
2-3 yemek kasıgı pirinç
1 limonun suyu(ben bol ekşi severim,az sevenler 3/4 limon yapabilir)
200-300gr kıyma
500gr pırasa
2 havuc
1 sogan
zeytinyagında sogan öldürülür,kıyma eklenir,suyunu cekene kadar pişirilir,pırasa ve havuc eklenir. agzı kapalı tencerede cok kısık ateste sebzeler yumusayana kadar pişirilir.(dikkat dibi tutmasın) sonra pirinçler ve biraz su eklenir( sanırım ilk kez bunu göz kararı yapabildim,o yuzden tam ölçü veremiyorum)piştiğinde limon suyu eklenir. yemeğimiz hazır.
afiyetle..

1 Temmuz 2011 Cuma

tuna ne yapar ne yapamaz? vol.2

volume 2 yi tuna'nın neler yapamadığına ayırayım. yani kısaca bir şeyler karalayayım.

tuna 8 aylık ama henüz desteksiz oturamıyor çünkü oturmaktan nefret ediyor. benim oğlum ayakta durup etrafı yukardan izlemeyi seviyor. gecikmenin nedeni bu:)

emekleyemiyor, ben emekleyebildiğini sanıyordum ama o eylemin adı sürünmekmiş. neyse emeklememesi şimdilik benim işime geliyor. güvenlik, temizlik işleri malum...

henüz kendi başına uyuyamıyor. tracy duymasın ama ben hala emzirerek uyutuyorum onu. çok kolayıma geliyor ama yakında babaannesinin bakacağını düşününce birazcık kafak karışıyor aslında. neyse zamana bırakalım.

henüz konuşamıyor, yürüyemiyor. yaşına göre çok normal bunları yapamıyor oluşu.

annesi olmadan gündüz idare edebiliyor ama akşamları biraz huzursuzlanıyor.(sadece 1 kez bu şekilde bıraktık.)

işte tatlı oğlumun yapamadıkları sadece bu kadar:))

tuna ne yapar, ne yapamaz? vol.1

ne zamandır tek satır yazamamış olsam da blogger olma hevesimden bir şey kaybetmiş sayılmam. her gün için biriken onlarca şeyi buraya yazacak onlarca boş dakikam elbette oluyor ama ben bu süreyi tembellik hakkımı kullanmakla geçirdiğimden buralar pek sessiz kalıyor. olsun! henüz celebrity bir blogger olmadığımdan kimse bir şey kaybetmedi nasılsa:)
anne olunca zaman kavramı bambaşka işliyor...
bambaşkadan kastım; daha hızlı ve daha anlamlı... her yeni gün tuna adına da cenk ve selen adına da yepyeni gelişmelere gebe oluyor...
hep beraber büyüyoruz...
üçümüzün de yapabildiği ve yapamdığı pek çok eyleme dair bir kayıt tutmak istedim. çoğunlukla tuna'ya ait elbette.
tuna tam 5 gün sonra 8 aylık olacak koca bir adam. gelelelim neler yapabildiğine:
aylardır olduğu gibi, harika gülebiliyor, zaman zaman kahkahalarla, zaman zaman muzip bir ifadeyle..çoğunlukla ağzını kocaman açarak, insanın kalbini yararak, kendine aşık ederek...

esprileri (eğer doğru vurgu yapılırsa) anlıyor ve çok anlamlı karşılık veriyor.

komando sürünüşü ile istediği destinasyona gayet hızlı varabiliyor.
ek gıdaya geçişle sorunsala dönüşen kaka olayı çözüldü. artık kayısı desteği olmadan da yapabiliyor.

oyuncaklarıyla tüm özelliklerini keşfederek oynuyor.

çoraplarını çıkarıp(uzun süredir) ayaklarıyla zaman geçirebiliyor ve hatta ayak parmaklarını emebiliyor.( 1aydır)

önlüğünü sinirli bir şekilde boynundan çıkarıp atabiliyor ve hatta bir daha taktırmıyor.

meyve parçalarını, ekmeği kısaca finger food örneklerini rahatça yiyebiliyor.

ilgiyi üzerine çekip, bu durumdan memnuniyetini belirtebiliyor.

yardımla ayakta durabiliyor.

sinirlenince yakasını silkerek bunu ifade ediyor.

anne ve babayı herkesten rahatça ayırt edebiliyor çünkü onları çok seviyor:))

uzaktaki sevdiği objeyi gidip alabiliyor (sürünerek)

sevdiği yemeklere olan beğenisini nam nam yada mam mam şeklinde, sevmediklerini ise burnunu kırıştırırarak ifade edebiliyor.

eğer o istemezse altına bez bağlatmıyor.

yardım isteyebiliyor.(çığlık atarak)

anlamlı heceler çıkarabiliyor.(gı gı, ey, hım,
mem mem, mam mam, nam nam gibi=)

bir çekişte saçımdan en az 20 tel koparabiliyor.

fış fış kayıkçı oynamaktan, inek sesi (möö) duymaktan zevk alıyor.

ağlarken hemen gülebiliyor.

vurabiliyor, can acıtabiliyor.

tel sarar yapabiliyor, aslında alkış da yapıyor ama genelde ikisini karıştırıp, çoğunlukla tel sarar yapmayı tercih ediyor.

mama sandalyesininn tepsisinden mama kırıntıları toplayıp ağzına atabiliyor.

topu tutabiliyor, hatta atabiliyor. ve hatta iki topu birbirine vurabiliyor.

anneye sarılabiliyor, annenin oracıkta mutluluktan çıldırmasını sağlayabiliyor.

birinin kucağındayken, bir başkası isterse ona gidebiliyor. (canı isterse)

yüz üstü uyuyabiliyor. sırt üstü yatırıldığında zamanla önce yan dönüyor sonra da yüz üstü. yatakta 8 çizebiliyor. yatağın kenalıklarını kaldırıp altına girebiliyor.(yaklaşık 3 aydır)

banyoda bizimle beraber banyo yapabiliyor.(bunu adanada geliştirdik)

banyoda ilk günden beri ağlamıyor, bilakis gülüyor, seviniyor, çok mutlu oluyor.

banyo sonrası giyinmekten, gün içinde üst değiştirmekten kısaca giyinmekten hiç hoşlanmıyor ama soyunmaya bayılıyor.

çok tiz, çok işlevsel feci çığlıklar atabiliyor. (ağlamaktan daha etkili bir yöntem olduğunun aylardır farkında)

ağlamadan uyananiliyor.(her zaman değil elbette,uykusunu çok iyi alma ön koşulu var)

gezmeye gideceğimizi anlıyor, çıt çıkarmadan süreci takip ediyor.

parkı çok seviyor, orada çocukları izliyor. tabi ayakta:))

yemek yemek için ya da yememek için ağlıyor. mesela elindeki seftali yere düşünce mutfağı birbirine katıyor...

yetişkin yemeklerine bayılıyor. ör: bulgur pilavı, döner ya da taze fasülye favorisi:)

böyle sırayla yazınca oğlumun ne kadar yetenekli! olduğunu bir kez daha görmüş oldum. üstelik burda yazanlar sadece bir çırpıda aklıma gelenler...dahası var...


canım kuzucuğum sen annenin babanın SUPER BOY'usun.

10 Mayıs 2011 Salı

öylesineee

diyetisyenler konusunda inançsızım ne yazıkki. elbette verdikleri diyete sadık kalarak zayıflamak mümkün ama o diyetin bana özel olmadıgını bilmek cok can sıkıcı, üstelik bulunan ilk fırsatta hızlıca sotelenen yemeklerden olusan bir diyet veren diyetisyen henüz hacettepe diyetetikten mezun olmadı. diyetisten birkaç arkadasım var ama bana verdikleri önerileri herhangi bir kadın programının kıytırık konuklarından duymak mümkün malesef:(
elbette mucize diyetler verenler vardır ama onlar da oyle seans ücretleri istiyor ki, şu ücretsiz izin günlerinde bizi parasızlık sonucu açlıkla zayıflatırlar ancak...
ben bu işin ACTION la çözüleceğine inananlardanım. ben cok kilo aldım cunku sürekli evdeyim, sürekli karbonhidrat tüketiyorum. bunu değiştirmem imkansız, o zaman o aldıgım karbonhidratı yakmam sart. su b-fiti deneyeceğim ama onun dısında eşimle anıttepede yürüyüş planımız var. puset yasak ama slingle yürümeme kimse birşey diyemez eminim.
tabi bu sadece bir umut. hatta dün öyle bir sey yaptım ki, umudun adı umutsuzluk oldu. gittim kendime 42 beden kıyafet aldım. bugüne kadar hamileyken aldıklarımla ve de ucuz yollu satın aldıgım large bedenlerle idare etmiştim. içimde hep bir umut vardi, dolabımdaki 36bedenlere sıgma umudu. oysa dün bu hamleyle sanırım kilolarımla barıstım:))
neyse işte benim de derdim büyük. 15 kg versem aynalarla barısabilirm ancak ama emzirirken bu 15 kilo ancak 5 ayda verilir o süre de cok uzunnnnn:((

29 Nisan 2011 Cuma

bal kaymaklı krep

eşimin dünyalar tatlısı kızkardeşi burcu'dan aldığım bir krep tarifiyle, blogumun sadece bebek mamalarından oluşmayacağının işaretini veriyorum. tarif fotoğrafsızdır çünkü bu blogun sahibesi, tadına bakmak için fotoğraf çekmeyi bekleyemeyecek bir tatlı canavarıdır:)) bu krep yüzde yüz garantilidir, tıpkı zamanla vereceğim diğer tarifler gibi.

'yemek yapmayı sevmem ama mutfağa girince de kötü bir şey pişirmem' mottomdan hareketle....evet başlıyoruz;

önce malzeme listesi:

Krep Hamuru İçin;
2 yumurta
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı içme suyu

1 su bardağı un

Bir tutam karbonat

Bir tutam tuz
1 tatlı kaşığı tereyağı

Yapılışı;
2 yumurtayı mikser ile 2-3 dakika çırpıyoruz. Ardından sırasıyla sütü ve suyu ekleyerek biraz daha karıştırıyoruz. Çok az kabartma tozu ve çok az tuzu una ekleyerek unla birlikte 1-2 dakika daha çırpıyoruz. Önceden ısıttığımız teflon tavaya terayağını alıp, tavanın yüzeyini yağlıyoruz. Bir kepçe yardımı ile krep hamurunu tavanın ortasına döküp, tavayı elimizle döndürerek hamurun  her tarafa eşit dağılmasını sağlıyoruz. Arkalı önlü pişirip servis tabağına alabilirsiniz.

Diğer Malzemeler;

Bal
Kaymak
Nar
Pudra Şekeri
Tarçın

 Krebinizin içine bal ve kaymak sürerek, rulo şeklinde kıvırıp; nar, tarçın , pudra şekeri veya dilediğiniz bir reçel ya da meyve ile tatlandırabilirsiniz. Ruko haline getirdiğiniz krebi küçük parçalar halinde de ikram edebilirsiniz.. Şimdi çok kolay ama çok lezzetli bir tatlınız var.. Afiyet Olsun..
Krep İpucu: Krep hamurunu buzdolabında yarım saat beklettikten sonra pişirirseniz çok daha güzel olacak.
PS:burcu'cum teşekkürler